Fazla Şeker Tüketimi

Günümüzde dünyanın birçok ülkesinde aşırı kilolu insanların sayısı artış gösterip, “Obezite” artık neredeyse bir salgın hastalık haline gelmiş durumdadır.

Orta Afrika ve Güney Asya hariç birçok ülkede görülen yüksek miktardaki şeker tüketimi çağımızın yeni bir sorunudur. Mesela, 1850’lerde Almanya’da insanlar yılda yaklaşık 2 kg şeker tüketirken, 2015’te bu rakam 15 kat artarak, yılda yaklaşık 30kg ‘a çıkmıştır! Peki, fazla şeker tüketimi ve aşırı kilo arasında bir bağlantı var mıdır?

Bilim insanları, günlük şeker tüketimi ile kişinin kilosu – ve maalesef çoğunlukla aşırı kilo – arasında doğru orantı olduğunu söylüyorlar. Fazla şeker tüketiminin; Tip 2 Diyabet, karaciğer yağlanması (karaciğer kanserine yol açabilir) ve Kalp-Damar hastalıklarına yakalanma riskini önemli ölçüde arttırdığına dair bilimsel çalışmalar mevcut ve bilim adamları bizi buna karşı uyarmaktalar .

Bu sebeple, biz tüketiciler için şeker alımını azaltmaya çalışmak çok önemli. Bunu başarmak içinse, içindekiler listesinde yazılan isimlerden hangilerinin şeker anlamına geldiğini bilmemiz gerekiyor: “dekstroz, fruktoz, meyve suyu konsantreleri, glukoz, invert şeker, maltoz ve diğerleri ..”şeklindeki ifadeler şeker anlamına geliyor.

Şeker tüketimini tamamen bırakmak gerçekçi bir yaklaşım olmayabilir, ama şeker tüketimiyle ilgili alışkanlıklarımızı mutlaka bir gözden geçirmeliyiz. Gazlı içeceklerin tüketilmesi gerçekten gerekli midir? Hep tatlı yemek yerine zaman zaman taze ya da kuru meyve yiyebilir miyiz?

Özellikle gelecek nesillerde günlük şeker tüketimine bağlı alışkanlıkların, kişinin fizyolojik ve psikolojik sağlığı üzerinde, maalesef büyük bir etkisi olacak gibi gözüküyor.

Dr. Altenberger Tibor

09/05/2020 14:40